 |
|
Güzelliğinize önem verirmisiniz?
|
|
|
|
| 
|
 |
|
|
|
|
İtiraf Okuyacağım
|
28 Ağustos 2008 |
 |
deja63
; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 25 ; Yer:Urfa
İtiraf ediyorum evliyim. Ayrıca 2 sevgilim daha var onlarda biliyorlar evli olduğumu ama karımın beni masum ve hiç aldatmayı bilmeyen biri olarak bilmesi hoşuma gidiyor. |
Arkadaşına gönder |
|
|
|
 |
nöbonb
; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 33 ; Yer:İzmir
Kadın çeşitleri; 1)Eğlenilecek kadınlar, 2)Evlenilecek kadınlar, 3)Aşık olunacak kadınlar, 4)Hasta olunacak kadınlar, 5)Tedavi olunacak kadınlar, 6)Anne olması zorunlu kadınlar..
|
Arkadaşına gönder |
|
|
|
 |
romantiqim
; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 15 ; Yer:İstanbul
İtiraf ediyorum, biraz önce ilk defa ağlarken gülebildiğimin de farkına vardım. Biraz karışık bir duygu bütünlemesi ama hayat isterse yaşatıyor. |
Arkadaşına gönder |
|
|
|
 |
blackblue-82
; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 25 ; Yer:Konya
Yurtta bir arkadaş var tam bir hastalık hastası kendine, eşyalarına, yatağına biri dokunduğunda cinnet geçiriyor. Geçen gün yatağın üzerine bir sinek kondu zavallı sineğe biran önce uçmasını söyledim ama dinlemedi. Tabi o manyak da odada yarım saatlik bir kovalama canın ardından sineği duvara yapıştırdı. Odaya her girdiğimde duvara yapışmış haldeki sineğe düştüğün duruma bak oysa seni uyarmıştım diyorum ne de olsa adam manyak. :)))) |
Arkadaşına gönder |
|
|
|
 |
bybadem
; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 31 ; Yer:Kocaeli
Halk otobüsünde ön taraftaki bir bayan devamlı arkaya bizim tarafa doğru bakıp duruyor. Öyle bir bakışı var ki, insanı ister istemez etkiliyor! İşte diyorum kendi kendime. Fırsat ayağına geldi! İnince takip et! Kır zincirlerini ve tanış onunla! Gerçi yaş olarak bayağı benden ufak ama! Tabi sonradan acı gerçeği dikkatli bakınca öğreniyorum. Meğerse kız benim arkamdaki çocuğu kesiyormuş! :(( Ne yapsın benim gibi anaç adamı! Bir kez daha girişimim yanlış oldu. Eh! Bir başka sefere! |
Arkadaşına gönder |
|
|
|
 |
erkangsm
; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 22 ; Yer:Kayseri
İtiraf ediyorum arkadalar ben yalan söylemeye mecburum desen herhalde bana kızan çok olur ama ne yapayım ki işim beni yalana mecbur kılıyor evet Hüseyin Bey maalesef sana da yalan söyledim makinene bakamadım hala ama elli tane elim yok ki ne |
Arkadaşına gönder |
|
|
|
 |
erkangsm
; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 23 ; Yer:Kayseri
Arkadaşlar ben hiç bir şeyden tad alamıyorum. Ya evet aşkım Şeyma tahmin ettiğin Meryem senin dayının kızı ama aramızda hiç birşey olmadı.Olması yakın ama ben yine bir tat alamıyorum sanki boşa yaşıyormuşum gibime geliyor sırf hayatım biraz daha canlanır mı diye üç kişiyle çıkıyorum ama içimdeki boşluğu hala dolduramıyorum ;(( |
Arkadaşına gönder |
|
|
|
 |
taflan
; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 39 ; Yer:Ankara
Geçen gün gazetenin birinde bir psikologun yazısı vardı ve başlık şuydu; "Bütün erkekler başka kadını düşünür." Ya hiç olur mu böyle bir şey dedim. Eşimde bana inandı ve okumadı yazıyı. İtiraf ediyorum. İki sevgilim bir eşim var ve ben hala başka kadınları düşünmekten kendimi alamıyorum. |
Arkadaşına gönder |
|
|
|
 |
serseriozi
; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 28 ; Yer:Gaziantep
Yıllardır karşı evdeki kızlar pencereleri açık giyinirken, onları izledim. Şimdi başka yere taşındık. Ve o evde kim oturuyor bilmiyorum ama camı pencereyi kapatırlarsa iyi olur. |
Arkadaşına gönder |
|
|
|
 |
seninle
; Cinsiyet: Erkek; Yaş: 37 ; Yer:İstanbul
Varlığımın farkına vardığım o çocukluk günlerinden ilk hatırladığım şey, babamın üvey olmasıydı. Şu an neredeyse kırk yaşındayım ve birçok tatsız anım var ve canımı sıkan birçok tatsız hatıra. Ama aklıma ilk gelen şey ise üvey babamın hayatım boyunca bana yalnızca üç defa ismimle seslenmiş olması. Nedendir bilmem, içimde bir şeyler hep eksik ve yarımmış gibi. ve bazı şeyler sanki hep havada asılı kalmış ve hiç yerine oturmamış gibi. ve yine her nedense ortada hiç bir şey yokken bile şimdi kötü bir şey olacakmış gibi zannetmeme sebep olan o iğrenç duygu. yirmi üç yaşına kadar binlerce yalan söyledim. Hatta o kadar ki, yalan söylemeyi terk etmeye karar verip, aradan bir sene sonra ilk yalansız günümü yaşadığım gün, hayatımın en sevinçli ve en mutlu gününü yaşamıştım. Ve sonra evlendim. Tam otuz yaşında. İlahi hikmete bakın ki, eşimin ailesi bana eşim hakkında yalan söylemiş ve hastalığını gizlemişlerdi. Fazla değil bir ay içinde durum ortaya çıkmıştı. Ama belki terk edilmenin ne demek olduğunu bilmemden, belkide cahilce bir merhametten, belkide yaşatacağım acının büyüklüğünü bildiğimden eşimi boşayamadım. Aradan tam dokuz sene geçti. ne yattığımız saat belli nede kalktığımız saat. Şimdi düşünüyorum da, en son ne zaman sulu bir yemek yediğimi bile hatırlamıyorum. Ortalama aylık üç, dört bin lira gelirim var, ama hastalık sebebiyle dünya kadar borcumda var. bütün enerjimi ve gençliğimi eşimin düzelmesi için harcadım. Hatta belki de düzelir diye çocukta yaptım. Akıllara zarar günler ve anlar yaşadım. Ama hiç birisinden pişman değilim. Ve artık tek bir amacım var. Ne eşim nede çocuklarım asla ama asla terk edilme acısını yaşamayacak. Ne eşim nede çocuklarım, yataktan kalktıklarında yanlarında tanımadıkları bir adamı görmeyecek. Ve asla ama asla çocuklarım, bir şeyleri eksik, yarım havada asılı kalmış hissetmeyecek. Ve asla ama asla, ortada hiç bir sebep yokken, şimdi kötü bir şey olacak diye hissetmeyecekler. Ve onları asla terk etmeyeceğim, ta ki ölüm bizi ayırıncaya kadar. |
Arkadaşına gönder |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
CSS Bilişim © 2004 Her hakkı saklıdır.
ozelitiraf.com'da yer alan itiraflar izin alınmadan hiçbir mecrada yayınlanamaz.
|
|